
Veri merkezleri dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gün geçtikçe artış gösteren bir sektör haline gelmiştir. Dünyada veri hizmetleri pazarı 2012 ve 2013 yılları sonunda sırasıyla %19 ve %40’lık büyüme gösterirken, ülkemizde 2012-2013 yılları arasında veri merkezi yatırımlarında %27, veri merkezi kapasitelerinde ise %31 oranında artış gözlenmiştir. Türkiye, 2011 yılında, sunucuların bulunduğu beyaz alan bazında %60’lık büyüme hızıyla dünyada ilk sırayı almıştır.
2012 yılında söz konusu alanın %22'nin üzerinde büyüdüğü görülmektedir. Bu veriler doğrultusunda sektöre yapılan yatırımların gelecekte de hızla devam edeceği görülmektedir. Ülkemizde 8 farklı alanda hizmet veren yaklaşık 70.000 m2 beyaz alana sahip 50-60 veri merkezi hizmet sağlayıcısı olduğu tahmin edilmektedir. 1.000 m2 beyaz alanı geçen veri merkezine sahip hizmet sağlayıcı sayısı ise 10’dur.
Mevcut veri merkezleri arasında Tier 2 ve Tier 3 kalite standardına sahip 25 tane veri merkezi bulunmaktadır. Mevcut tesislerin doluluk oranları İstanbul’da %80 ve Ankara’da ise %85’in üzerindedir. Türkiye’de yer alan bu veri merkezleri aşağıda verilmiştir. Veri merkezi işletmecilerinin sahip olduğu toplam beyaz alan 12,000 m2, Bankalar için 10,000 m2, şirketlerin kendilerine ait sistem odaları için 25,000 m2 ve kamu kurumları içinse yaklaşık olarak 20,000 m2'dir.

Bunun yanında planlanan yatırımlar ve devam eden projeler de bulunmaktadır. Turkcell Superonline tarafından Gebze’ye Tier 3 seviyesinde 10000 m2 alana sahip yeşil veri merkezi kurulması planlanmaktadır. Türkiye’nin ilk kamu ortak veri merkezi olacak Tier 3 sertifikasına sahip Konya Kozağaç Ulusal Veri Merkezi’nin de yapımı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı sorumluluğunda devam ettirilmekte olup tesisin fizibilite çalışması tamamlanmıştır.
Mevcut ve planlanan yatırımlar ile önemli bir gelişme potansiyeli bulunan veri merkezi işletmeciği bünyesinde bazı sorunları da barındırmaktadır. Coğrafi ve konjonktürel bant maliyetlerinin yüksek olması ve fiber bağlantı altyapısının yetersizliği ülkemize yatırım yapabilecek veri merkezi firmaları açısından maliyeti ciddi oranda artıran ve yatırım kararlarını etkileyen engeller olarak durmaktadır.
Ayrıca Türkiye’de veri merkezlerine doğrudan tanınan ekonomik bir teşvik bulunmaması ve dünyanın pek çok ülkesine göre daha fazla vergi uygulanması da diğer bir sorundur. Ülkemiz ICT ürün ve hizmetlerine uyguladığı %26,1’lik vergi ile OECD verilerine göre dünyada bu sektörde en fazla vergi uygulayan ülkelerden birisidir. Veri merkezi ve diğer teknoloji şirketlerinin tanımlamalarının eksiksiz ve doğru bir şekilde yapıldığı yasal düzenlemelerin eksik olması, veri merkezi işletmecilerinin hukuki ve yasal yaptırımlar yaşaması da sektörün önemli sıkıntılarındandır.
Yasal düzenlemeler, teşvikler ve sanayi elektriği kullanımına yönelik yatırımcılara makul imkanlar sunan ülkelerin yanında Türkiye’nin küresel ölçekli bu pazarda rekabet etmesi zorlaşmaktadır. Veri merkezi sektöründe Türkiye’nin rekabet ettiği Bulgaristan’da 21, Estonya’da 7, Finlandiya’da 16, Hollanda’da 83, Lüksemburg’da 14 veri merkezi yer almaktadır. Veri merkezi sektöründe bu olumsuz şartlara rağmen yaşanan büyümenin en önemli nedeni Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu’nun (BDDK) bankalara ait veri merkezlerinin ülkemizde inşa edilmesi zorunluluğunu getirmesine yönelik düzenleme olarak verilebilir.










